Emre Aktaş — Üçüncü kuşak fırıncı. 2009'dan beri fırında; dedesinin defterindeki maya oranlarını hâlâ kullanıyor. Elde açma tekniğini babası Kemal Aktaş'tan devraldı, susam kavurmayı kendi kıvamına getirdi.
Un çuvalıyla başlayan bir söz
1962'de Trabzon'dan İstanbul'a gelen Hüseyin Aktaş, Caferağa'da tek göz bir dükkânda taş fırını yaktı. İlk günden koyduğu kuralı hâlâ tutuyoruz: hamuru elle aç, közle pişir, sıcak ver.
Oğlu Kemal Aktaş fırını 1988'de devraldı; susamı kavurmayı, pekmezi kıvamında tutmayı ondan öğrendik. Bugün üçüncü kuşaktan Emre Aktaş tezgâhın başında, dedesinin yaktığı közü söndürmeden sürdürüyor.
Aradan geçen yıllarda mahalle değişti, sokaklar değişti; fırının kokusu değişmedi. Sabah dört buçukta yanan köz, hâlâ 1962'deki taşı ısıtıyor.